Baş ağrısı gebelikteki en sık şikayetlerden biridir. Gebelik boyunca olabilir ancak 1. ve 3. trimesterde daha sık olur.
İlk trimesterdeki baş ağrısının sebebi kan hacmindeki artış nedeniyle. Daha sonra stres, duruş bozukluğu ve görmedeki bozulmaya bağlı olarak baş ağrısında artma olur.
Migreni olan bazı kadınlar gebelikte daha az migren ağrıları olurken bazı kadınlarda aynı veya daha fazla olabilmekte. Gebelikte migren ağrısı ilaçları kullanım için doktorunuza danışmanız gerekir.
3. trimesterdeki baş ağrısı daha çok duruş bozukluğu ve kilo artışı sonucunda fazla yük taşıma nedeniyle olan gerilmeye bağlı olmakta. Preeklampside de baş ağrısı olur.
Gebelikte baş ağrısını doğal yollarla gidermeye çalışmalıyız. Eğer devam ederse ağrı kesici kullanabiliriz. Ancak ağrı kesici olarak asetaminofen tercih etmeliyiz.
Başın yan taraflarına, gözlere veya boynun arka taraflarına sıcak veya soğuk uygulama baş ağrısı tedavisi için iyidir.
Baş dönmesi veya bayılma hissi gebelikte normal bir şikayet. Çoğunlukla ilk trimesterde olup gebelik boyunca da devam edebilir.
Esas neden hormonların yükselmesine bağlı damarlardaki genişlemenin olması. Damarlardaki genişleme bebeğe giden kan miktarını arttırır ancak toplar damarlara kanın geri dönüşü yavaşlar. Bunun sonucunda tansiyon düşmesi ve beyne giden kan miktarındaki azalma geçici olarak baş dönmesine neden olur.
Baş dönmesinin diğer bir sebebi ise kan şekeri seviyesindeki düşme. Gebelikten dolayı değişen metabolizma şeker seviyesinde düşmeye bunun sonucunda da baş dönmesine neden olur.
Anemi veya varisi olan kadınlarda baş dönmesi daha fazla olur.
2. trimesterde büyüyen uterus toplar damarlara bası yapar. Buna bağlı olarak kalbe dönen kan miktarında azalma, tansiyon düşmesi ve sonucunda baş dönmesi olur.
Gebeliğin sonunda sırt üstü yatınca yine toplardamarlara bası nedeniyle baş dönmesi olabilir.
Gebelikte bayılma sık rastlanabileceği için dikkatli olmak gerekir. Uzun süre oturur veya yatar pozisyondaysanız ani kalkış yapmayın. Bu baş dönmesi ve bayılma için sık bir sebeptir.
Bayılma ile birlikte vajinal kanama ve/veya kasıkta ağrı olursa acilen doktorunuza görünün. Dış gebelik veya plasenta ayrılması (plasenta abruptia) olabilir.
Sürekli baş dönmesi veya baş dönmesi ile birlikte bulanık görme, baş ağrısı veya çarpıntı olursa yine acilen doktorunuzu arayın. Şiddetli anemi veya gebelikle birlikte başka bir hastalığınız olabilir.
Çoğunlukla son 3 ayda görülür. Yaklaşık gebelin yarısında kas spazmı ve bacak krampları olur. Gebelikteki alınan kilolar ve değişen kan dolaşımı bacak kramplarının muhtemel nedenleridir
Bacak krampları şiddetli ve uzun süreli oluyorsa ilaç tedavisi için doktorunuza başvurmalısınız.
Gebelikte Bulantı ve kusma gebeliğin ilk işaretlerinden bir olup genellikle 6. hafta civarlarında başlar. Günün herhangi bir saatinde olup genellikle 12. hafta civarında sona erer.
Bulantı kusmanın bebeğe herhangi bir zararı yoktur. Ancak ileri derecede bulantı ve kusma (hiperemezis gravidarum) olursa elektrolit dengesizliği ve yetersiz beslenmeye bağlı bebekte de problem olabilir.

Şiddetli bulantı, kusma, kilo kaybı ve elektrolit kaybı ile karakterizedir. Hafif vakalar diyet, istirahat, antiasid ve bulantı ilaçları ile tedavi edilebilir olmasına rağmen şiddetli vakalar hastaneye yatırılmalı. Bozulan elektrolit dengesi serum verilerek düzeltilmesi gerekir.
Eğer:
Gebe olduktan sonra cildinizde birçok değişiklik göreceksiniz. Yüzünüzde parlaklık, kızarıklık, karnınızda pembe kırmızı izler oluşabilir.
Gebelerin % 90ında görülür. Gerilme izleri karında ve memede yukarıdan aşağıya doğru uzanan izler.
Egzersiz ve E vitamini ile alfahidroksi asid içeren losyonlar izleri önlemede faydalıdır. Eğer egzersiz ve kremde fayda etmiyorsa fazla sıkıntı yapmayın. Doğumdan sonra izler sönük çizgiler olarak kalır.
Aynı zamanda kloazma olarak da bilinir. Yüzde koyu noktalar oluşur. Çoğunlukla alın ve yanaklarda olup yaklaşık gebelerin % 50 sinde görülür. Noktaların oluşma sebebi hormonlar nedeniyle pigmentlerdeki artış.
Gebelik maskesinin oluşmaması için kaliteli güneş kremleri ve yüzünüzü koruyan şapka kullanabilirsiniz. Cildiniz fazla hassassa bu önlemlere mutlaka dikkat etmeliyiz.
Gebelikte kan hacmi %50 artar ve kan dolaşımı fazlalaşır. Bu kan dolaşımındaki artış yüzde parlaklık oluşturur. Ayrıca hormonlardaki artış nedeniyle vücuttaki yağ bezeleri daha fazla çalışması yüzde parlaklık oluşturur.
Yağlanma çok fazla olmadığı sürece herhangi bir şey yapmaya gerek yok. Ciltteki yağlanma rahatsızlık verirse krem kullanılabilir.
Var olan sivilceniz cilt yağlanmasındaki artış nedeniyle gebelikte artabilir.
Cilt mutlaka düzenli temizlemeli. Başlangıçta kokusuz yüz sabunu kullanılmalı. Her gece ve sabah yüz temizlenir. Daha fazla yüzü yıkamak ciltte kuruluk yapabilir. Daha sonra kalan yağları uzaklaştırmak için sıkılaştırıcı krem kullanılabilir. Kesinlikle sivilce ilaçlarını gebelikte kullanılmamalı.
Varisler genellikle bacakta genişlemiş, mavi mor damarlardır. Bunun nedeni artmış kan hacmi ve uterusun basısı nedeniyle bacaktan kan dönüşünün zor olması.
Küçük kırmızı kılcal damarların dışarı doğru çıkması ile oluşan görüntü. Kan dolaşımının artması nedeniyle oluşur. Çoğunlukla yüz, boyun, göğüsün ve kolların üst kısımlarında görülür. Hiçbir problem oluşturmaz ve çoğunlukla doğum sonrası kaybolur.
C Vitaminini fazlalaştırmanız gerekir. Çoğunlukla kalıtsaldır ve herhangi bir şey yapmaya gerek olmaz.
Karnınız büyürken cildiniz gerilir ve sıkılaşır. Bunun sonucunda karın cildinde kuruluk ve kaşıntı olur. Gebeliğin sonuna doğru şiddetli kaşıntı ile birlikte bulantı, kusma, iştah kaybı, yorgunluk ve sarılık görülürse acilen doktorunuzu aramalısınız. Bu şikayetler kolestaz (karaciğer fonksiyonlarında bozulma) nedeniyle olur ve gebelik kolestazı olarak bilinir. Kolestaz yaklaşık 50 gebede bir görülür ve doğum sonrası kaybolur.
Eğer kaşıntı daha sık, kol ve bacaklara yayılmışsa kaşıntılı ürtikeryal papül ve plak (pruritic urticerial papule and plague) olur. Yaklaşık 150 gebede bir olur ve ciltten kabarık lezyonlar doğumdan sonra kaybolur.
Karın cildindeki kaşıntı için cildi nemli tutmak gerekir. Çok sık duş alınmamalı ve nemlendirici krem kullanılmalı. Kolestaz mutlaka doktorunuz tarafından ilaçla tedavi edilmeli.Kolestaz anne ve bebek için hayati sorunlar oluşturabilir. Papül ve plaklar krem ve ilaçlarla tedavi edilebilir.
Göbekten pubis kemiğine doğru oluşan koyu çizgileşme. Bu çizgi her zaman orada vardır fakat açık renkli olduğu için dikkat edilmez. Gebelikte hormonların etkisi ile koyulaşır. Genellikle 4-5. aylarda ortaya çıkar.
Bunun için yapacak hiçbir şey yoktur. Gebelik sonrası söner.
Genellikle kol ve meme altında olan çok küçük deri katlantıları. Gebelik sonrası genellikle kaybolur. Kaybolmazsa tedavisi sorun oluşturmaz.
Hormonların artması ciltte koyulaşmaya neden olur. Çil, ben, meme ucu ve labia gibi koyu pigmentli yerler daha da koyulaşır.
Koyulaşmayı engelleyecek hiçbir şey yok. Çil ve benlerdeki koyulaşma bazen farklı bir sebepten olabilir. Mutlaka farklılaşmayı doktorunuza göstermelisiniz.
Ödemli diş eti hassas ve kanamaya meyilli olup gebelikte sık rastlanılır. Hafif enfeksiyon diş eti ödemiyle birlikte olursa gingivit denir. Gebelik gingivitinde hormonal değişiklikler nedeniyle kan akımının artmasına bağlı olarak diş etleri daha duyarlı, hassas ve ödemli olması nedeniyle olur. Diş eti kanaması sık görülür.
Hormonal değişiklikler vücudun bakteriye karşı normal reaksiyonunu da değiştirmekte ve periodontal enfeksiyona neden olmakta. Böylece kolayca plak oluşmakta ve gebelik gingivitinin şiddeti artmakta.
Gebelikte iyi diş bakımı önemli. Günde en az 2 kez fırçalamalı ve bir kez diş ipi kullanılmalı. Diş fırçası diş etinde hassasiyet oluşturmamak için yumuşak olmalı. Diş hekimine periyodik muayene gidilmeli ve temizlik yaptırılmalı.
Gingivit kontrol altına alınmazsa periodontit gelişir. Gebelikte oluşan periodontit erken doğum ihtimalini arttırır. Ağız hijyenine dikkat düzenli diş muayenesi problemleri ortadan kaldırmaya yeter
Gebelik sonrası dişetleri genellikle eski hallerine döner. Kanama ve hassasiyet azalır. Eğer azalmazsa hemen diş hekimine başvurulmalı.
Gebelikten önce vücudunuzu sevmeniz gebelikte oluşacak fiziksel ve duygusal değişikliklere uyum sağlamanıza yardımcı olur. Gebelikte vücudunuzu algılamanız nasıl göründüğünüze değil sizin nasıl hissettiğinize bağlıdır. Bu en önemli şeydir. Çünkü vücudunuzdaki fiziksel değişiklikleri kontrol etme şansınız yok. Bu değişikliklerin neden olduğunu bilmek vücudumuzdaki değişiklikleri anlamamıza yardımcı olacaktır.
Gebe olunca vücudunuzu sevin. Vücudunuzdaki değişiklikler bebeğiniz için gerekli olan değişiklikler olduğunu bilerek mutlu olmalısınız.
Yumurta döllenip rahim içine yerleştikten (implantasyon) sonra bebeğinizin hayat destek sistemini oluşturan plasenta, kordon ve amniyotik kese oluşur. Plasenta sağlıklı bir gebe ve bebek oluşması için gerekli hormonları üretmeye başlar. Bu hormonlar memenizdeki süt vermek için gerekli değişiklikleri yaptığı gibi vücuttaki birçok değişiklikten de sorumludur.
Kan hacminiz artarak plasentayı destekler.
Metabolizmanız hızlanır. Daha fazla yeme ihtiyacı oluşur.
Uterus büyür. Amniyotik kese amniyotik sıvı ile dolar. Amniyotik sıvı bebeğinizi korur.
Doğum sonrası vücudunuz eski halini almak için kendini ayarlar. Bunun için vücudun zamana ihtiyacı vardır. Uterus 6 hafta içinde eski haline gelir ve beliniz incelir.
Egzersizde vücudunuzun eski haline dönmesine yardımcı olacaktır.
Gebelikte sağlıklı kilo alımı gebelik şekeri ( gestasyonel diyabet), gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) ve sezaryen gibi komplikasyonlardan sakınmamıza yardımcı olacaktır. Kilo alımı ve sağlıklı beslenme önemlidir.
Gebelik boyunca yeterli kilo alımı büyüyen bebeğin gelişimi ve doğum sonrası beslenmesi için gereklidir.
Gebelikte kilo alımı bebeğin büyümesi için gereklidir. Belirli bir hızda kilo alımı varis, hemoroit (basur), sırt ağrısı, yorgunluk, hazımsızlık, karında çatlak ve nefes yetmezliği gibi bulguların olma şansını azaltmaktadır.
Kilo Alımı: Gebelik öncesi
| Normal kilolu gebe | ( BMI 18,5-24.9 arası) | : Önerilen kilo alımı 11-14 kg arası |
| Az kilolu gebe | ( BMI 18,5 altı) | : Önerilen kilo alımı 12.5-18 kg arası |
| Fazla kilolu gebe | ( BMI 25-29 arası) | : Önerilen kilo alımı 7-11 kg arası |
| Obez gebe | ( BMI 29 üstü) | : Önerilen kilo alımı 5-9 kg arası |
Not: BMI (Vücut Kitle İndeksi)
Sağlıklı yiyecekler gebelikte yeterli kilo almamızı sağlayacaktır. Gereksiz fazla yağlı yiyecekler kolayca fazla kilo alınmasına neden olur.
Vücut kitle indeksi hesaplamasında Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması temel alınır. Vücut kitle indeksinizi hesaplamak için tıklayınız
BMI’i normal bir gebenin aldığı kiloların dağılımı yaklaşık olarak:
Toplam: 13 500 gr
Gebelik boyunca kilo alımı başlangıç kilosuna göre değişmesine rağmen normal kilolu bir kadında ortalama kilo alımı:
| İlk Trimester (ilk 3 ay) | : 500 gr ile 2 kg arası |
| İkinci Trimester (2. 3 ay) | : haftada 400- 800 gr |
| Üçüncü Trimester (son 3 ay) | : haftada 400- 800 gr |
Gebelik boyunca haftalık kilo alımı standart olması bebeğin daha sağlıklı büyümesi için faydalı olur. Ani kilo alışları veya kaybedişleri önemli olabileceği için acilen doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
Eğer gebeliğiniz ikiz ise kilo alımı biraz daha fazla olacaktır. Ancak normal almanız gereken kilonun 2 katı olmayacaktır.
Bulantı ve kusmadan dolayı gebeliğin başlangıcında çoğu gebede kilo kaybı olabilmektedir. Bu dönemde bebeğin çok fazla besine ihtiyacı yoktur. Daha sonraki dönemde yeterli kilo alımı olmazsa bebeğin yetersiz beslenmesine bağlı düşük doğum ağırlığı ve erken doğum gibi komplikasyonlar olabilir.
Bebeğin gelişimi için gerekli vitamin ve mineraller içeren beslenme planı yapılmalıdır.
Gebelikte fazla kilo alımında ortaya çıkabilecek muhtemel problemler:
Birçok fazla kilolu gebe sağlıklı hamilelikleri ve sonunda normal doğumları olabilmektedir. Ancak fazla kilo almanın potansiyel riskleri olabilmektedir. Obez gebe kadınlarda:
Gebelik takibinin düzenli ve gerekli testlerin zamanında yapılması ile bu komplikasyonları azalacaktır. Kilo alımına ve test sonuçlarına göre beslenme programı oluşturulur.
Bebeğimizin ve gebeliğimizin daha sağlıklı olabilmesi için:
Hemoroit rektumdaki venlerde oluşan varisler olup çoğunlukla ağrılıdır. Maalesef gebelikte sık olup çoğunlukla 3. trimesterde görülür.
Hemoroit kabızlıkla ilgili. Kabızlıkla birlikte rektumdaki basınç artışı hemoroit oluşumundaki temel nedendir. Uzun süre ayakta kalma hemoroit oluşumunu arttırır.
En iyi korunma kabız olmamaktır. Tuvaletinizi yaparken ıkınılmayacak. Kabızlıktan korunmak için:
Eğer hemoroid geçmezse ilaç kullanmak gerekir. Hemoroid tedavisinde ilaç kullanımı için mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
Gebelerin yaklaşık %50 sinde kabızlık olur. Genel olarak endişe, anksiyete, azalmış egzersiz ve yemeklerde lifli yiyeceklerin azalması kabızlığa neden olur. Gebelikte kabızlık hormon seviyesindeki yükselmesiyle barsak hareketinde yavaşlama ve uterusun bağırsaklara baskısı ile olur.
Bazen demir ilaçları kabızlığa neden olabilir. İlacı bırakınca kabızlık geçerse başka demir ilacı kullanmak gerekir.
Kabızlıktan korunma ve tedavi için aynı şeyleri yapmak gerekir:
Laksatif ilaçlar rahim kasılmalarına ve dehidratasyona neden oldukları için gebelikte kullanılmamalı. Mineral yağları ise besin emilimini bozdukları için kullanılmamalı.
Gebeliğin başından itibaren memede değişiklikler başlar. Doğumla birlikte meme gelişimi tamamlanmış olur.
Memedeki büyüme bazı gebelerce heyecanla karşılanır. Ancak gebelik öncesi memesi büyük olan gebeler ise bu durumdan rahatsız olur. Büyük memeden rahatsızlık olursa destekleyici, şeritleri daha geniş, omuz askısı daha geniş sutyen kullanmak ve gece uykuda da kullanmak gerekir.
Daha hassas ve duyarlı memeler hormonların etkisi ile süt vermeye hazır hale gelirken olur. Süt bezlerindeki ve kanallarındaki büyüme hassasiyet ve duyarlılığın sebebidir.
Süt gelmeden önce meme ucundan gelen tatlı, sulu bir sıvıdır. 2. trimesterden itibaren klostrum gelebilir. Klostrum başlangıçta kalın ve sarımsı iken doğum yaklaştıkça soluk renkli veya renksiz olabilir. Memeye baskı yapılan her anda klostrum salgılanabilir. Klostrum gelince panik olmaya gerek yok.
Mide ekşimesi gebelikte sık rastlanılan bir şikayettir.Mide ekşimesi midenin yemek içeriği tersine yemek borusuna kaçınca oluşur. Gebelikte artan progestron midenin boşalmasını yavaşlatır ve yemek borusu ile mide geçişini gevşetir. Bunun sonucunda mide içeriği yemek borusuna kaçar. Yemek borusuna kaçan mide içeriği burada iritasyon yapar.
Mide ekşimesi ve hazımsızlık uterusun mideye baskısı nedeniyle 3. trimesterde daha sık görülür
Korunma en iyi tedavidir
Mide ekşimesi geçmiyorsa doktorunuzun önerisiyle ilaç kullanabilirsiniz.
Gebelikte bebeğin ihtiyaçları için kan hacmi ve vücut sıvılarında % 50 den fazla artış olur. El,yüz, bacak, ayak bileği ve ayakta ödem gebelikte olağan bir şeydir. Sıvı artışı vücudu yumuşatır ve bebek gelişirken vücudun genişlemesine olanak sağlar.
Gebelikte ödem her an olabilmesine rağmen genellikle 5. ayda başlar ve sonrasında fazlalaşır.
Yavaş gelişen ödem gebelikte normal olmasına rağmen yüzde ve ellerde ani gelişen ödem preeklampsi işareti olabilir. Bu durumda doktora mutlaka haber verilmeli.
Potasyumdan yüksek muz tüketmek ve kafeinden uzak durmak ödemi azaltır.
Round ligament ağrısı çoğunlukla 2. trimesterde gözlenir. Karın, kalça etrafında ve kasık bölgesinde vuluvanın dış kısımlarında keskin ağrılar olur.
Round ligament uterusa her iki yanından bağlanıp kasığa uzanarak destekleyen bir ligamenttir. Bu ligamentlerde aynı kaslar gibi kasılıp gevşeyebilir ancak bu kasılıp gevşeme kaslar kadar hızlı olmayıp yavaştır. Ani hareketler (ani kalkış, sağa sola dönme, gülme, öksürme) bu ligamentleri gererek kasılmalarına neden olur. Bu ani kasılmalar ağrıya neden olur ve birkaç saniye sürer. Bazı gebeler bu ağrıyı bıçak saplanır gibi tarif eder.
Dinlenme en iyi tedavidir. Bulunduğunuz pozisyonu yavaşça değiştirmek gerilmeyi azaltacağı için ağrının geçmesine yardımcı olur. Hapşırma, öksürme veya gülmeden hemen önce hafifçe eğilip bacaklarınızı kendinize çekebilirseniz ligamentin daha az gerilmesini sağlar ve daha az ağrı hissedersiniz.
Eğer devam ederse ağrı için alabileceğiniz en iyi pozisyon diz çöküp kalçanızı havaya başınızı aşağıya eğmenizdir.
Dinlenme sonrası ağrı hala 5-10 dakikadan daha fazla şiddetli olarak devam ediyorsa doktorunuza haber vermelisiniz.
Ağrı ile birlikte vajinal kanama, kramp, ateş, bulantı ve kusma eşlik ediyorsa yine doktorunuza haber vermelisiniz.
Sırt ağrısı gebelikte sık rastlanılan ve çoğu gebede belli bir dereceye kadar gözlenen bir rahatsızlık. Çoğunlukla gebeliğin sonlarına doğru bebeğin kilosu arttığında olur. Sırt ağrısı günlük hayatınızı etkiler.
Gebelikte sırt ağrısı oranı %50-70 arasında
Bazı gebelerde sırt ağrısı gebeliğin başlangıcı ile birlikte başlar. Gebelikteki sırt ağrısı nedenleri:
Sırt ağrısı tamamen kaybolmaz ancak sıklığı ve şiddeti azaltılabilir:
Gebelikteki sırt ağrılarını azaltmaya ek olarak yapılabilecekler:
Şiddetli bel ağrısı, ani oluşan şiddetli bel ağrısı,düzenli bel ağrıları ve daha öncekilerden farklı bel ağrısı doğum eylemi habercisi olabilir. Şiddetli bel ağrısı ayrıca gebeliğe bağlı osteoporoz, vertebral osteoartrit (kemik iltihabı ) ve septik artrit ( eklem enfeksiyonu) nedeniylede olabilir.
Siyatik sinir bacağın duyu ve motor fonksiyonlarını düzenleyen vücuttaki en büyük sinirdir. Siyatik sinir baldırın arka tarafı, bacağın alt tarafı ve ayağın tabanının duyusundan sorumludur. Siyatik sinir ağrısı bacak boyunca olan şiddetli bir ağrıdır.
Siyatik siniri uterusun altından geçerek bacağa ulaşır. Uterus büyüdükçe oluşan bası siyatik sinir ağrısına neden olabilir.
En kolay çare ağrının olduğu tarafın tersine yatmak. Böylece sinir üzerine basıyı azaltmış oluruz. Ağır eşyalar kaldırmamalı ve uzun süre ayakta kalınmamalı. Otururken ayaklarımızı yukarı kaldırmalı. Yüzme ağrı için rahatlatıcı olur.
Ağrıyan bölgeye sıcak ve soğuk uygulama yapılabilir. Ağrı kesici olarak asetaminofen kullanılabilir.Sürekli ve şiddeti artan ağrıda doktorunuzu aramanız gerekir.
Yaklaşık saçların %90 ı büyüme halinde % 10 u ise dinlenme safhasında olur. Her 2-3 ayda bir dinlenen saçlar dökülür yerine yeni saç folikülleri büyür. Gebelik başladığından itibaren 1-5 ay arasında fazla saç dökülmesi olur. Bu % 40-50 kadar gebede görülür ve gebelikten sonra normale döner. Gebelikle ilgili saç dökülmesi en çok doğumdan sonra 3. aya kadar olur. Saçların tekrara eski halini alması 6-12 ay kadar sürer.
Gebelikte normalden daha fazla saç dinlenme safhasına geçer ve saç dökülmesi gözlenir. Eğer daha da fazla dökülme veya bölgesel dökülme olursa mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. En önemli sebep vitamin ve mineral eksikliği.
Daha sağlıklı saçlar için ve saç kaybını azaltmak için yapılması gerekenler:
Uykusuzluk gebelikte birçok nedenden dolayı olabilir. Gebelikte %70-80 görülür. Sebep ne olursa olsun uykusuzluk bebek için sakıncalı.
İleri derece uykusuzluk olduğunda sakinleştirici almanız gerekirse mutlaka doktorunuza danışın
Gebeyken yatmaya gittiğinizde rahat bir şekilde uyumak için uzun süre dönüp durduğunuz çok olur. Daha önceden alışık olduğunuz uyku pozisyonu artık işe yaramıyor olabilir.
Gebe olduğunuzda vücutta bazı değişiklikler olur.
Gebelikteki en iyi uyku pozisyonu sol yana yatmaktır. Sol yana yatma plasenta ve bebeğe daha fazla kan ve besin ulaşması için en ideal yatma şeklidir. Bacaklarınızı ve ayaklarınızı karnınıza çekerseniz ve arasına yastık koyarsanız daha rahat edersiniz.
Gebelikteki normal lökore ince, beyaz, sütümsü ve hafif kokulu olur. Lökore normal olup endişelenilmemeli.
Eğer vajinal akıntı yeşil veya sarımsı, kokulu ve/veya kızarıklık veya kaşıntı ile birlikteyse vajinal enfeksiyon vardır. Gebelikteki en sık vajinal enfeksiyon mantar (kandidiyazis) enfeksiyonudur. Vajinal akıntının tedavisini doktorunuzun yapması gerekir.
Tüm hakları saklıdır. Op.Dr.Zahide KÜÇÜK